İzmit İlçe Kurum Temsilcilerimiz İle Kahvaltımız ve Şube Başkanımızın Konuşmaları

Türk Eğitim Senin yiğit yolbaşçıları
Her Türk Eğitim Sen yöneticisi ve Türk Eğitim Sen üyesi tek bir sevdanın neferidir: Canından çok sevdiği ülkesinin ve milletinin ilelebet payidar olacağı bu topraklarda, kendisini var eden değerlerini korumak ve bu uğurda Hakk’ın ve adaletin tarafı olmak… Zihnimizde ve yüreğimizde bayrak gibi dalgalanır bu kutlu sevda. Bu yürüyüş her şeye rağmen menziline tüm kudretiyle akar. Ve menzil elden ele, dilden dile ve gönülden gönüle sonsuzlukta son bulur.
Bizler yağmuru anlatmaktansa, yağmur olmayı yeğledik.. Bizim derdimiz milletimize hizmetkar olmak bunun adının yerinin konumunun önemi yok…Biliyoruz bizler sahip olduklarımızın toplamı değiliz, gerçekleşeceğine hiç şüphemiz olmayan hedeflerimizin ve başarılarımızın toplamıyız. Sendikamızın insanımızın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyoruz.
Bunu anlatma adına 23 EYLÜLDEN BUYANA Şube Sınırlarımızda bulunan 8 ilçede 427 Kurumu ziyaret ederek
Eğitim çalışanlarına yakın olmak için YANIBAŞINDAYIZ mesajını Şube Yöneticilerimiz ve ilçe başkanlarımızla birlikte en net biçimde verdik vermeye devam ediyoruz. Değerli temsilcilerimiz Siz varsanız umut vardır!…
Biz iyi biliyoruz ki
Hayat,biyolojik bir zorunluluğu yaşamaktan öte yaptıklarımızın toplamıdır.Eğer bir hayat edinmek istiyorsak ya da edindiğimiz bu hayatın figüranı olmak istemiyorsak,mutlaka mücadele etmeliyiz.Mücadele etmek bize ve omuz omuza olduğumuz insanlara yaşamak istediğimiz hayatlar armağan eder.
Varsa vaktimiz, eğitim çalışanlarının derdine derman olabilmek için; varsa ömrümüz, canımızdan çok sevdiğimiz ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarabilmek için; ve dahi varsa yolumuz Hak, adalet, eşitlik, ehliyet, liyakat ve sadece Devlete sadakat içre olanlarla istikbale yürümek içindir.
Bu minvalde Mücadelemiz ;
Eblehleşmeye, paçozluğa, bayağılığa, kalitesizleşmeye, hödükleşme karşıdır.Vücudu saran kanser hücreleri gibi kurumlarımızı sarmaya çalışan ve bunun adına da sendika diyen bu anlayışa en iyi cevap , Türk Eğitim Sen inin gücünün artması , her yeni üye ile artan umudun yükselmesi olacaktır.
Bu ülkeyi menfaatlerinin tarlası olarak görenler bilmelidir ki. Türk Eğitim Sen oldukça bu mücadele devam edecektir.
Bugün kamuyu kokutanlar ve kirletenler bellidir. Biz bu yapı içerisinde ne kadar insanı yanımıza çekersek, ülkemizin ve milletimizin geleceği adına bir insan kazanmış olacağız. Üye sayımızın artırmanın yanında insan kazanacağız. 1 iken, 10, 10 iken 100 olacağız, 100 binler, milyonlar olacağız. Evlatlarımızın, milletimizin, torunlarımızın geleceği adına bunları göze almak zorundayız. Günü yaşamak nefsimize hoş gelebilir. 10 yıl, 20 yıl sonrasını hedeflemeyen hiçbir kitle ülkemiz ve milletimiz adına sağlam bir duruş gösteremez. Bu nedenle hedeflerimiz olacak.
Hedef sahibi siz teşkilat mensuplarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.


Unutulmamalıdır ki
Biz bulunduğumuz camianın gerçek ve cesur sesiyiz.Kader bizi mücadeye programlamış.Mücadele etmek ve teşkilatlanmak bizim uzmanlık alanımız.EĞİTİM ÇALIŞANLARI mutlu günleri bizim sesimizin güçlü yankılandığı ve sedamızın adaleti tesis ettiği günlerde ancak bulabilirler. Bu yüzden herbir üyelik derin anlamlar taşımaktadır.NİTELİĞİ ve NİCELİĞİ birlikte tesis etmemiz elzemdir.Şube olarak birlikte başarabileceğimiz hedeflerimiz var.İZMİT’TE yetki bu hedeflerin en başında gelmektedir.


Allah bu yolda zor işimizi kolay kılsın. Herbiri adeta bayrak gibi teşkilat yöneticilerimizin ve üyelerimizin varlığı daim olsun. Temel sloganımız; Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamızdır.
1992 yılında bu sendikayı kuran büyüklerimizin bize miras bıraktığı bu slogan Ekmek kavgamızın özünü net bir şekilde ifade eder.
Ekmek, hayatta kalma irademizin, hasbelkader sahibi olduğumuz ömürlerimize tutunma çabamızın yalın,kutlu ve romantik sembolüdür.
Ekmek geçimdir. Hayatla kurduğumuz bağın temsilidir. Toplumcu anlayışımızda bu kutlu sembolün içeriğini oluşturan insanca bir yaşamı bu toprağın gerçek sahiplerine vermek ülkeyi yönetenlerin en asli vazifesi olmalıdır. Bu adaletsiz gelir dağılımı neticesinde, ekmeğin hayatla kurduğu bağ kopmuştur.
Ayrıca Türk Eğitim-Sen olarak: Kurumlarda huzur, eşit yarışma koşulları, ehliyet, liyakat ve adalet istiyoruz. Ve bunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı buradan bir kere daha tüm kamuoyuna ilan ediyoruz.
Çünkü
İnsanı insan yapan insana bir kimlik veren onun geçmişinden başkası değildir.Bu geçmiş, “kimlik kartı”olarak sürekli peşimizden gelir ve ne durumda bulunursak bulunalım yanımızdadır.Mücadele geçmişimiz Sendikamızı umudun sarsılmaz kalesi haline getirmiştir.Eğitim Çalışanlarını ilgilendiren her konuya müdahiliz olmaya da devam edeceğiz.
Teşkilatımızla Tüm Eğitim Çalışanlarına Diyoruz Ki;
Umursamazlık acı bir ruh halidir.İnsanın ,ölümlü dünyasında umursadığı meseleler olmalı.Diğer insanlar, canlılar,kitaplar,şiirler ve tabiat…Nice kötülükler vardır ki umursamazlıgın sonucu vukubulur,bu çok fenadır !Dünyanızda olan biten meseleleri umursayın…
Bir gün kalktığınızda birde bakarsınız bugüne kadar sahip olduğunuz tüm haklarınız gitmiş.Sonra dönersiniz kendinize “önce dersiniz BEN suçluyum ,herkesten önce ben, UMURSAMADIĞIM için sendikal tercihlerimi gözden geçirmediğim için.Gelin önce kendinizi umursayın ve iyi bir şey yapın ailemize katılın.Doğrunun yanında olun.Her durum ve şartta üyesinin yanında olan TÜRK EĞİTİM SEN ‘e üye olun.”
Son olarak diyoruz ki;
Türk Eğitim Sen olarak, eğitim çalışanlarının umuduyuz. Üyelerimiz bize güveniyor, eğitim çalışanları bize güveniyor…
Çünkü sendikal mücadelemiz ve performansımızla bu güveni ve kariyeri hak ettik.
Bu güveni, boşa çıkarmayacağız.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da İŞİMİZİ, yani adam gibi sendikacılığı yapmaya devam edeceğiz. Sendikal istikametimizden zerre taviz vermeyeceğiz.
Başta yiğit teşkilatımız ile Türk Eğitim Sen’in yürekli üyeleri birlik ve beraberlik içerisinde İZMİT’TE YETKİYİ alacak bunu başaracak yetkinliktedir.
Hani şair diyor ya

Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!…

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar”
14 MAYIS TA EMEĞİN NAMUSU GALİP GELECEK TÜM KALBİMLE İNANIYORUM
Başaracağız..!!!
Başaracağız..!!!
Başaracağız..!!!
Yaşar Şanlı
Şube Başkanı

Yazar: teskocaeli1